
Veri odaklı (data-driven) çalışmaya karar verdiğiniz an, bir paradoksla karşılaştığınızı fark edebilirsiniz. İçgüdülerinize güvenerek aldığınız kararlarla şimdiye kadar başarılı sonuçlar elde etmişken, şimdi verilerle destekleyeceğiniz süreçlerinizde beklenmedik aksaklıklar yaşıyorsunuz. Bu durum, özellikle deneyimli profesyonelleri şaşırtabiliyor.
Veriyle çalışmaya başladığınızda performansınız geçici olarak düşebilir çünkü yeni bir beceri öğrenmek başlangıçta her zaman ek mental yük getirir. Bu dönem, uzun vadeli başarı için geçmeniz gereken doğal bir aşamadır.
Veriyle çalışmaya başlamak, bisiklet öğrenmeye çok benzer. İlk başta ayakta kalabilmek için o kadar çok şeyi aynı anda düşünmeniz gerekir ki, sürekli düşme riski yaşarsınız. Daha önce yürüyerek gittiğiniz yerlere şimdi bisikletle gitmeye çalışırken, başlangıçta yürümek daha kolay gelir.
Aynı şekilde, deneyiminize dayalı kararlar verirken rahat olan zihniniz, şimdi metrikleri takip etmek, doğru ölçümleri yapmak ve bu verileri yorumlamakla meşgul oluyor. Bu süreçte bazı hatalar kaçınılmaz hale geliyor.
Veriyle çalışmaya başladığınızda en yaygın problemlerden biri, neyi ölçeceğinizi tam olarak bilememek. İlk başta takip ettiğiniz metrikler, aslında ürününüz veya süreciniz için en kritik olanları olmayabiliyor.
Örneğin, bir ürün yöneticisi olarak kullanıcı sayısına odaklanırken, kullanıcı memnuniyeti veya retention (kullanıcı tutma) oranlarını göz ardı edebilirsiniz. Ya da bir UX designer olarak sayfa görüntüleme süresini ölçerken, aslında kullanıcıların kafasının karışıp sayfada kaybolduğunu fark edemeyebilirsiniz.
Bu yanlış ölçümler sizi başarıdan uzaklaştırabilir, ancak deneyim kazandıkça hangi metriklerin gerçekten önemli olduğunu anlarsınız.
Daha önce veri kullanmadan çalıştığınızda, kararlarınızı hızlıca verebiliyor ve deneyiminizle doğru tahminler yapabiliyordunuz. Şimdi ise:
Bu faktörler bir araya geldiğinde, geçici olarak daha yavaş ve bazen daha az etkili kararlar vermenize neden olabiliyor.
İlk başta performans düşüşü yaşamak normaldir, ancak bu süreci daha etkili geçirmenin yolları var. Küçük adımlarla başlamak kritik önem taşıyor. Tüm süreçlerinizi bir anda veri odaklı hale getirmeye çalışmak yerine, bir projeyle veya belirli bir alanla başlayın.
Mentorluğa da açık olun. Veri odaklı çalışma konusunda deneyimli kişilerden öğrenmek, yanlış metrikleri takip etmek gibi başlangıç hatalarından kaçınmanızı sağlayabilir.
Sabırlı olmayı unutmayın. Bu dönemdeki performans düşüşü geçicidir ve deneyim kazandıkça önceki seviyenizi yakalayıp geçeceksiniz.
Bir startup'taki ürün ekibini düşünelim. Daha önce kullanıcı geri bildirimlerine dayalı feature geliştirirlerken başarılı oluyorlardı. Veriyle çalışmaya başladıklarında, hangi feature'ların gerçekten kullanıldığını ölçmeye başladılar. İlk başta yanlış metrikleri takip ettikleri için geliştirdikleri özelliklerin etkisini doğru değerlendiremediler.
Ancak birkaç aylık deneyimin ardından, hangi kullanıcı davranışlarının önemli olduğunu öğrendiler. Sonuçta hem kullanıcı geri bildirimlerini hem de objektif verileri kullanarak çok daha etkili kararlar alır hale geldiler.
Bu performans düşüşü ne kadar sürer?
Kişiden kişiye değişir, ancak genellikle 2-3 aylık yoğun pratikten sonra dengeyi yakalarsınız.
Hiç veri kullanmamak mı daha iyi?
Hayır. İlk dönemdeki zorluklar, uzun vadede elde edeceğiniz avantajlarla karşılaştırıldığında çok küçük kalır.
Bu süreci hızlandırmanın yolu var mı?
Evet, deneyimli bir mentorla çalışmak ve küçük projelerle başlamak bu süreci hızlandırabilir.
Veri odaklı çalışma, zamanla gelişen bir kas gibidir. İlk başta ağır gelen metrik takibi, analiz yapma ve veri yorumlama süreçleri, deneyim kazandıkça doğal refleksleriniz haline gelir. O dönemde yaşadığınız geçici performans düşüşü, uzun vadeli başarınızın temeli olarak düşünebilirsiniz.
Sonuçta, hem deneyiminizi hem de objektif verileri kullanan bir profesyonel olarak, sadece içgüdülerine güvenen meslektaşlarınızdan çok daha güçlü kararlar alabilir hale geleceksiniz.
Veriyi kullanmaya başladığımız zaman yarattığımız değer ilk başlarda negatif olabilir. Yani siz eğer çok Data-Driven bir kültürde çalışmıyorsanız ya da öyle bir alışkanlığınız yoksa bireysel olarak veya dur ben de veriyle çalışmaya başlayayım dediğiniz noktada ilk başta sizin üretiminiz yarattığınız değer eksiğe düşüyor. Niye? Çünkü Yani bu bir şey gibi düşünün. Bisiklete binmeyi yeni öğreniyorsunuz ve düşüyorsunuz, bacağınızı kırıyorsunuz, kolunuzu zedeliyorsunuz vs. Burada yanlış yapılan ölçümler, yanlış takip edilen metrikler vs. sizi başarıdan uzaklaştırabilir. Ama bu kullandıkça işte veri odaklı çalıştıkça otomatikman gelişen bir kas ve sizi uzun vadede zaten başarıya götürecektir. Yani ben yanlış şey ölçüyormuşum diye fark edeceksiniz. Ben bunu ölçerken hata yapmışım. Bunu bu şekilde ölçmem gerekiyormuş diyeceksiniz ve o ilk baştaki tökezlemeniz çünkü Hiç veri odaklı çalışmıyorken aslında daha iyi bir notadaydınız. O biraz kötüleşti. Ondan sonra tekrar zaten deneyim kazandıkça daha yukarı çıkacaktır.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.