
Bir ürün yöneticisisiniz ve haftalık metrik raporunuza bakıyorsunuz. Sitede geçirilen süre bir önceki aya göre %20 azalmış. Panik mi yaşamalısınız, yoksa kutlama mı? Bu sorunun cevabı, üzerinde çalıştığınız ürünün doğasına ve kullanıcılarınızın hedeflerine bağlı. Çünkü bazı durumlarda kullanıcıların sitede daha az zaman geçirmesi aslında başarının göstergesi olabilir.
Sitede geçirilen süre tek başına anlamlı bir metrik değildir. Bu metriğin değeri, ürününüzün türüne ve kullanıcı hedeflerine göre tamamen değişir. Aynı rakam, farklı ürünler için tamamen zıt anlamlar taşıyabilir.
Sitede geçirilen sürenin artması bazı ürünler için müjde, bazıları için ise kötü haber olabilir. Bu durumu belirleyen temel faktör, kullanıcılarınızın sitenizde bulunma amacıdır.
Eğer bir SaaS (Software as a Service) ürünü geliştiriyorsanız ve kullanıcılar belirli işlemleri yapmak için sisteminizi kullanıyorsa, işlem sayıları aynı kalırken sürenin azalması harika bir gelişmedir. Bu, insanların yapmaları gereken görevleri daha hızlı hallettikleri anlamına gelir.
Öte yandan eğlence, eğitim veya içerik tüketimi odaklı bir platform işletiyorsanız, kullanıcıların daha fazla zaman geçirmesi genellikle olumlu bir sinyal sayılır. Çünkü bu durumda zaman, değer yaratılan süreyi temsil eder.
Metrikleri anlamlı kategorilere ayırmak, hangi sayıların gerçekten önemli olduğunu görmenizi sağlar. Gelir odaklı metrikler bu kategorilerin en temelini oluşturur.
Aylık tekrarlayan gelir (MRR - Monthly Recurring Revenue), şirketinizin sürdürülebilirliğini gösteren kritik bir ölçüttür. Pazar yeri modeliyle çalışıyorsanız GMV (Gross Merchandise Value) - yani platformunuzdan geçen toplam işlem hacmi - büyüme hızınızı anlamanızı sağlar.
Kişi başına kazanılan para (ARPU - Average Revenue Per User) ise son dönemde oldukça popüler bir metrik haline geldi. Bu rakam, hem ürününüzün değer yaratma kapasitesini hem de fiyatlandırma stratejinizin başarısını yansıtır.
Metrik seçimi yaparken önce ürününüzün ana amacını net bir şekilde tanımlayın. Kullanıcılarınız sitenizde ne yapmaya çalışıyor? Hızlı bir işlem mi tamamlamak istiyorlar, yoksa keyifli vakit geçirmek mi?
Bu sorunun cevabı, hangi metriklerin sizin için anlamlı olduğunu belirleyecektir. Örneğin bir e-ticaret sitesi işletiyorsanız, satın alma işlemini tamamlama süresi ile sitede geçirilen toplam süreyi birlikte değerlendirmelisiniz.
Ayrıca metrikleri izole bir şekilde değil, birbirleriyle ilişkili olarak değerlendirin. Tek bir sayı size hikayenin tamamını anlatamaz.
Bir productivity uygulaması düşünün. Kullanıcılar görevlerini hızla tamamlayıp uygulamadan çıkabiliyorsa bu başarı sayılır. Burada sitede az zaman geçirmek, ürünün etkinliğinin göstergesidir.
Öte yandan bir online kurs platformunda durum tamamen farklıdır. Öğrencilerin derslerde uzun süre vakit geçirmesi, içeriğin ilgi çekici olduğunu ve öğrenme sürecinin derinleştiğini gösterebilir.
Bir müşteri hizmetleri portalında ise hem hızlı çözüm bulma hem de kullanıcı memnuniyeti önemlidir. Burada süre azalırken çözüm oranları artıyorsa ideal durumu yakalamışsınız demektir.
Sitede geçirilen süre hiç mi önemli değil o zaman?
Tabii ki önemli, ancak mutlaka diğer metriklerle birlikte değerlendirilmeli. Tek başına ne iyi ne kötü bir metrik sayılır.
Hangi metrikleri birlikte takip etmeliyim?
Ürününüze göre değişir, ama genellikle süre + tamamlama oranı + kullanıcı memnuniyeti kombinasyonu sağlıklı bir başlangıç noktasıdır.
Peki süre artışı ne zaman kötü bir sinyal?
Kullanıcılar basit işlemleri yapmaya çalışırken süre artıyorsa, bu genellikle kullanılabilirlik sorununa işaret eder.
Metrikler, hikayenin sadece bir parçasıdır. Asıl önemli olan, bu sayıları kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve iş hedeflerinize ulaşmak için nasıl kullandığınızdır. Sitede geçirilen süre de bu bağlamda değerlendirildiğinde gerçek anlamını bulur. Unutmayın, en iyi metrik her zaman ürününüzün amacına hizmet edendir.
Burada hani güzel sektörel örnekler de verdik. Sitede geçirilen süre de benzer şekilde bazı ürünler için bunun artması iyi olabilir. Bazıları için azalması iyi olabilir. Örneğin bir sağs yapıyorsak sağs içerisindeki işlem adetleri aynı kalacak şekilde sitede geçirilen süre düşüyorsa bu güzel bir şey. İnsanlar yapması gerekenleri daha hızlı yapıyorlar diyebiliriz mesela. Bunları böyle genel bir gruplara ayıracak olursak neler çıkıyor karşımıza diye bir gruplama yaptık bizde. Bir tanesi gelir. Şirketin toplam yarattığı yani para yani kazandığı para gelirliğe ilgim ettikler. İşte aylık Tekrar eden gelir bundan sayılabilir. Pazar yerinden bahsediyorsak, GMV diye kullanılan bir kavram var. Toplam pazar yerinin üzerinden geçen hacim sayılabilir. Kişi başına kazanılan para, bu aralar çok paylaşılıyor, görüyorum.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.