
Şirketinizin ana ürününün yanında küçük bir proje geliştirdiğinizi, sonra bu projenin beklemediğiniz bir şekilde büyümeye başladığını hayal edin. Belki dahili bir ihtiyaçtan doğmuş, belki de sadece deneme amaçlı başlamıştır. Ama bir bakıyorsunuz ki bu "yan" proje, ana işinizden daha fazla ilgi görüyor. İşte bu noktada Side Project Marketing'in gücüyle karşılaşıyorsunuz.
Side Project Marketing, şirketlerin ana ürünlerinin yanında geliştirdikleri küçük projeleri pazarlama aracı olarak kullanma stratejisidir. Bu projeler başlangıçta şirket içi ihtiyaçları karşılamak için tasarlanır, ancak zamanla kendi başına değerli birer ürün haline gelebilir. Hatta bazen bu yan projeler, ana şirketten bile daha büyük başarıya ulaşabilir.
Bu strateji, geleneksel pazarlamanın aksine organik bir büyüme sağlar ve markanın farklı yönlerini keşfetme imkanı sunar.
Side Project Marketing'in işleyiş mantığı oldukça doğaldır. Şirketler önce kendi iç süreçlerini iyileştirmek için araçlar geliştirirler. Bu araçları geliştirirken, aslında piyasadaki benzer sorunlara da çözüm ürettiklerini fark ederler.
Süreç genellikle şöyle ilerler: İç ihtiyaç → Çözüm geliştirme → Dış potansiyeli fark etme → Halkla paylaşma → Organik büyüme. Bu doğal akış, zorlamalı pazarlama çabalarından çok daha etkili sonuçlar verebilir.
Projelerin bazıları basit içerik paylaşımları olabilirken, bazıları tam teşekküllü ürünlere dönüşebilir. Önemli olan, her birinin şirketin ana markasına katkı sağlamasıdır.
Side Project Marketing'in gücü, otantikliğinden gelir. Bu projeler pazarlama amacıyla değil, gerçek ihtiyaçlardan doğduğu için daha samimi ve değerli görünürler. İnsanlar bu projeleri keşfettiklerinde, markanın sadece satış odaklı olmadığını, gerçekten değer yaratmaya çalıştığını hissederler.
Ayrıca bu yaklaşım, şirketlere farklı hedef kitlelerle etkileşim kurma fırsatı sunar. Ana ürününüzle ulaşamadığınız segmentlere, yan projeleriniz sayesinde erişebilirsiniz.
Risk faktörü de nispeten düşüktür. Çünkü bu projeler genellikle mevcut kaynaklarla, küçük ekiplerle hayata geçirilir. Başarısız olursa büyük kayıp yaşanmaz, başarılı olursa da beklenmedik kazanımlar elde edilir.
Basecamp'in hikayesi bu stratejinin en bilinen örneklerinden biridir. Şirket başlangıçta bir tasarım ajansıydı, ancak kendi proje yönetim süreçlerini kolaylaştırmak için geliştirdikleri araç o kadar başarılı oldu ki, ajans işini tamamen bırakıp bu araca odaklandılar. Bugün Basecamp, milyonlarca kullanıcısı olan bir proje yönetim platformu.
Bir başka örnek de sosyal medyada düzenli olarak yüksek kaliteli fotoğraflar paylaşan şirketlerdir. Bu paylaşımlar basit görünse de, markanın estetik anlayışını ve kalite standardını göstererek güçlü bir imaj yaratır.
Bu örnekler gösteriyor ki Side Project Marketing sadece teknoloji şirketleri için geçerli değil. Her sektörden şirket, kendi alanında yaratıcı yan projeler geliştirebilir.
Eğer bir ürün yöneticisiyseniz, kullanıcı ihtiyaçlarını karşılamak için geliştirdiğiniz küçük araçların daha geniş kitlelere hitap edip etmeyeceğini değerlendirin. Bu araçları bağımsız projeler olarak sunmak, ana ürününüze olan ilgiyi artırabilir.
Tasarımcılar için bu strateji, yaratıcı deneyimlerin sahası olabilir. Kişisel projelerinizi şirket markasıyla harmanlayarak hem kendi portföyünüzü güçlendirip hem de şirketinize katkı sağlayabilirsiniz.
UX uzmanları, kullanıcı deneyimi araştırmalarından elde ettikleri bulguları mini projeler halinde paylaşarak, sektörde düşünce liderliği kurabilirler.
Her durumda unutulmaması gereken nokta, bu projelerin organik olması gerektiğidir. Zorlamalı veya tamamen pazarlama odaklı yaklaşımlar, stratejinin özüne aykırıdır.
Side Project Marketing, şirketlerin sınırlarını genişletmeden önce derinliklerini keşfetmelerini sağlayan güçlü bir stratejidir.
Site Project Marketing şu aslında, şirket bir ana işi vardır. Ana ürünü yapar ve o ana ürünü destekleyen küçük ürünler yapar. Hatta bazen bu ürünler büyür ve şirketin kendisinden daha büyükte hale gelebilir. Basecamp aslında yıllar önce bir tasarım ajansıydı arkadaşlar. Basecamp bir proje yönetim toolu. Kendilerinin proje yönetimini kolaylaştırmak için bir tool yapıyorlar. Bu çok iyi ya biz bunu satarız. Devam ediyorlar. kazandıkları para, ajanstan kazandıkları para, tool'dan kazandıkları para, ajanstan kazandıkları parayı geçtiği an ajans işini bırakıyorlar. Buraya kadar da gelebiliyor. Ama mesela yine şey vardı, çok ünlü bir şirket... Her hafta çok yüksek kaliteli bir fotoğrafı Tumblr'da paylaşıyordu. Ve bu bir ara çok hype olmuştu. Aslında bu da bir site proje, marketing... tarafında sayıda örnekte. Açıkçası biraz da hani ana yapının yanına küçük küçük eklemeler yapar mıyız? Bunu public için de yapabiliriz. Belki kendimiz için de yapabiliriz. Düşüncesini de çok destekleyebilecek bir konumda olduğunu düşünüyorum.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.