
Ürün metriklerini belirlerken en büyük yanılgılardan biri, bugünün rakamlarının yarının başarısını da garantilediğini düşünmektir. Netflix gibi abonelik modelinde çalışan platformlarda bu durum daha da kritik hale gelir. Binlerce aktif kullanıcınız olabilir ama gerçek soru şu: Bu kullanıcılar gerçekten platformunuzla bağ kuruyor mu?
Netflix için izlenen süre (watch time), aktif kullanıcı sayısından daha değerli bir northstar metrik olmalıdır. Çünkü süre hem bugünün performansını hem yarının potansiyelini aynı anda ölçer.
Netflix'in iş modeli ilginç bir paradoks yaratır. Her kullanıcıdan aylık sabit bir ücret alırsınız - diyelim ki 10-20 dolar. Bu durumda aktif kullanıcı sayısı hem müşteri tabanınızı hem de gelirinizi temsil eder gibi görünür.
Ancak burada kritik bir nokta gözden kaçar: Netflix üyesi olmak ile Netflix tüketicisi olmak aynı şey değildir. Bir kullanıcı aboneliğini sürdürüyor olabilir ama platformda hiç zaman geçirmiyorsa, bu durum sadece geçici bir durumdur.
Üç ay boyunca Netflix hesabınızda oturum açmadığınızı düşünün. Dördüncü ayda kendinize "Bu servisi neden kullanmıyorum?" diye soracak ve aboneliğinizi iptal edeceksiniz.
İzlenen süre metriki, aktif kullanıcı sayısının aksine geleceğe dair öngörü sağlar. Bugün yüksek aktif kullanıcı sayınız varsa bu sadece bugünkü durumunuzu gösterir. Ancak bu kullanıcıların platform üzerinde geçirdiği süre düşükse, yarınki aktif kullanıcı sayınız da düşecektir.
Tersi durumda ise, kullanıcılarınız platformunuzda uzun saatler geçiriyorsa, onların sadece bugün değil yarın da sizinle olacağına dair güçlü bir sinyal alırsınız. Kullanım alışkanlığı oluşmuş, içeriğinizle bağ kurulmuş demektir.
Bu yaklaşım sadece Netflix için değil, Asana veya Miro gibi diğer abonelik tabanlı ürünler için de geçerlidir. Ürünün ne kadar derinlemesine kullanıldığı, müşteri yaşam değerinin en güçlü göstergelerinden biridir.
Netflix'i Instagram gibi platformlardan ayıran önemli bir fark da içerik çeşitliliğidir. Instagram'da gönderi başına harcanan süre nispeten standartken, Netflix'te bu durum çok farklıdır.
Bir kullanıcı 2 saatlik bir film izleyebilir ya da 45 dakikalık bir dizi bölümü tercih edebilir. Bu çeşitlilik, sadece süreye odaklanmanın yanında izlenen içerik tiplerini de analiz etme imkanı sunar.
Bu durumda izlenen süre ve izlenen içerik kombinasyonu daha da güçlü bir metrik haline gelir. Kullanıcının platformdaki davranış desenlerini anlamak için her iki boyutu birlikte değerlendirmelisiniz.
İzlenen süreyi northstar metriğiniz olarak belirlediğinizde, ürün kararlarınızı bu doğrultuda şekillendirmelisiniz. İçerik kalitesi, kullanıcı deneyimi ve kişiselleştirme algoritmalarınız bu metriği artıracak şekilde optimize edilmelidir.
Kullanıcı segmentasyonunuzu da bu metrik üzerinden yapabilirsiniz. Yüksek izleme süresi olan kullanıcılar champion segmentinizi oluştururken, düşük süre harcayanlar risk altındaki müşteriler olarak işaretlenebilir.
Early warning sistemlerinizi de bu metrik üzerine kurabilirsiniz. Bir kullanıcının izleme süresinde düşüş gözlemlediğinizde, churn olmadan önce müdahale etme şansınız olur.
Örneğin, bir kullanıcı son iki ayda ortalama izleme süresinin %50 azaldığını görürseniz, ona özel içerik önerileri sunabilir veya farklı engagement taktikleri uygulayabilirsiniz.
Netflix'in kendi raporlarına baktığınızda da bu yaklaşımın izlerini görebilirsiniz. Şirket, son yıllarda aktif kullanıcı sayılarının yanında izlenme saatleri ve içerik tamamlama oranları gibi metriklere daha fazla vurgu yapmaya başladı.
Bu değişim tesadüf değil. Çünkü pazar daha rekabetçi hale geldikçe, sadece abone kazanmak yetmiyor; o aboneleri platform üzerinde tutmak ve aktif hale getirmek daha kritik hale geliyor.
Aktif kullanıcı sayısını hiç mi takip etmemeliyiz?
Hayır, aktif kullanıcı sayısı hala önemli bir metrik. Ancak northstar metriğiniz izlenen süre olmalı, aktif kullanıcı sayısını destekleyici bir metrik olarak kullanmalısınız.
Kısa içerikler için bu yaklaşım nasıl değişir?
Kısa form içeriklerde süre yerine tamamlanma oranları veya tekrar izlenme sayıları daha anlamlı olabilir. Önemli olan engagement derinliğini ölçmek.
Bu metrik manipulation'a açık değil mi?
Her metrik manipulation'a açıktır. Önemli olan, metrikleri birbirleriyle dengede tutmak ve kullanıcı değeri yaratan gerçek davranışları ölçmeye odaklanmak.
Metriklerin büyüsü, doğru soruları sormasını bilmekte yatar. Netflix örneğinde bu soru şu: "Kullanıcılarımız bize ne kadar değer veriyor?" Cevabı da onların platformunuzda geçirdiği zamanda gizli. Çünkü zaman, modern dünyanın en kıymetli kaynağı ve kullanıcılar onu size ayırdığında gerçek bağlılığın sinyalini veriyor.
Kullanıcıların kaç dakika ne izlediği ile ilgili bir şey. İzlenen süre... İnstagram'dan farklı birkaç bir şey daha da söyleyebiliriz burada. Sadece sürenin dışında. Çünkü... İnstagram'da nispeten süre adedi içerik başına aynı ama Netflix'te farklı. Dizi var, film var, farklı içerik tipleri var vs. İzlenen içerik... İzlenen içeriği burada devreye alabiliriz. Neden süre? Neden aktif kullanıcı adeti değil? Çünkü Netflix subscription alıyor. Herkesten atıyorum. 10-20 dolar alıyor. Şu kadar kullanıcım var. Aslında gelen hem parayı hem kullanıcı adetini temsil etmek çok güzel bir şey ama yine Asana'da olduğu gibi aslında içerideki kullanım burada kritik. Netflix üyesiyim ama hiç tüketim yapmıyorsam içeride Netflix izlemiyorsam bu benim için çok kötü bir sinyal. Çünkü 3 ay sonra kendi kendime şunu diyeceğim ya ben bu servisi kullanmıyorum. O yüzden iptal edeceğim. Yani bugünkü iyi bir aktif kullanıcı sayısı paralı kullanıcı adedi ve yanında düşük bir tüketim varsa düşük tüketim zaman içerisinde o aktif kullanıcı adedini aşağı çekecektir. Yani aktif kullanıcı adedi bana yarınla ilgili bir bilgi vermiyor. Sadece bugün söylüyor. Halbuki toplam tüketim Netflix ve Asana ve Miro gibi örneklerde bana yarınki aktif müşteriyle ilgili de bir şey söylüyor. Uygulama kullanılıyorsa, müşteriler dedim, devam edecek demek. Kullanımım ama düşüyorsa, müşterim düşmese bile yarın öbür gün düşecek demek.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.