
Ürün geliştirme dünyasında metriklerin denizinde boğulmuş hissediyorsanız, yalnız değilsiniz. Her gün onlarca farklı sayıyla bombardıman edilirken, hangisinin gerçekten önemli olduğunu anlamak zorlaşıyor. İşte tam bu noktada metrik framework'leri devreye giriyor.
Metrik framework'ü, şirketinizdeki önemli metrikleri belli gruplar halinde organize eden ve sistematik olarak takip etmenizi sağlayan yapısal bir yaklaşımdır. Bu framework'ler, ürün başarısı için kritik olan farklı alanları kategorize ederek, hangi metriklere odaklanmanız gerektiğini netleştiren bir pusula görevi görür. Aslında bir nevi "alet çantanızdaki" düzenli bir sistem gibi düşünebilirsiniz.
Metrik framework'leri temel olarak işinizi daha verimli yapmanızı sağlayan yöntemler bütünüdür. Bu sistemler, metrikleri mantıklı gruplar altında toplayarak size bütüncül bir görüş sunar. Örneğin, kullanıcı kazanımı (acquisition), kullanıcı tutma (retention), gelir artışı gibi farklı alanları ayrı ayrı ele alır.
Bu yaklaşımın güzelliği şurada: Belirli bir framework'e körü körüne bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Her birinden faydalı parçalar alarak kendi mimarinizi oluşturabilirsiniz. Önemli olan, bu framework'lerin size sunduğu sistemli düşünme biçimini içselleştirmektir.
Çünkü bu framework'ler, ürün yöneticiliğinin tüccar zihniyetini destekliyor. Bizim işimiz aslında "neyi kaça hallediyoruz, bunu yapmaya değer mi, nereden para kazanalım?" sorularını sürekli sormak. Bu sorulara cevap verebilmek için de doğru metriklere bakmak gerekiyor.
Metrik framework'leri olmadan, kritik alanları gözden kaçırma riski yüksek. Belki acquisition'a çok odaklanıp retention'ı unutuyorsunuz. Ya da mükemmel bir giriş deneyimi yaratmışsınız ama kullanıcılar neden erken ayrılıyor, bunu analiz etmiyorsunuz. Framework'ler bu tür körlükleri önlemeye yardımcı olur.
Bir e-ticaret uygulaması düşünün. Framework kullanmayan bir ekip sadece günlük aktif kullanıcı sayısına bakıyor olabilir. Ama kapsamlı bir framework kullanan ekip şunları da izler: yeni kullanıcı kazanım maliyeti, ilk satın alma süresini, müşteri yaşam değerini, sepet terk oranlarını.
Ya da bir SaaS ürünü örneği: Sadece kayıt sayılarına odaklanan ekip, kullanıcıların üçüncü günden sonra neden ürünü bıraktığını göremeyebilir. Framework kullanan ekip ise onboarding sürecinden başlayarak, aktivasyon oranlarını, özellik kullanım sıklığını ve yenileme oranlarını birlikte değerlendirir.
Eğer ürün yöneticisiyseniz, framework'ler size stratejik düşünme yetisi kazandırır. Artık tek bir metriğe takılıp kalmak yerine, ürününüzün sağlığını bütüncül olarak değerlendirebilirsiniz. Tasarımcıysanız, tasarım kararlarınızın hangi metriklere nasıl etki ettiğini daha net görebilirsiniz.
Önemli olan şu: Bu framework'lerin isimlerine takılmayın. AARRR, HEART, North Star... Bunların hiçbirinin adını ezberlemek zorunda değilsiniz. Önemli olan, sistematik düşünme alışkanlığını geliştirmek ve kendi framework'ünüzü yaratabilmek.
Bir framework seçerken de şirketinizin iş modelini ve büyüme aşamasını göz önünde bulundurun. Erken aşama bir startup ile kurumsal bir şirketin metrik öncelikleri farklı olacaktır.
Metrik framework'leri aslında size sayılarla konuşmayı öğreten bir dil gibi - ürününüzün gerçek hikayesini anlatan, körlüklerinizi ortadan kaldıran ve büyüme için doğru yere odaklanmanızı sağlayan güçlü bir araç.
Mimariler güzel. Şimdi mimarilerin esprisi kaç tane? 3 tane önemli mimariden bahsedeceğiz. Metric mimarileri bunlar. Framework İngilizcesi. Bunlar niye geçiyor? Bunları... Şimdi mülakatlarda bunları sorarlar diye değil. Hani hatta onunla tanışma etkinliğinde biraz bahsetmiştik. Hani... Bizim meslek dediğim... Ezere ve bilginin hiçbir önemi yok. Biz... Belki de... Hani... Şey o kapsamda konuşulmuş. Üzgün yönetimi anlamında konuşuyorum. Diğer mesleklere göre... daha tüccar insanlarız. Yani bizim derdimiz aslında parayla ve büyümeyle. Hani biz ne yapmamız lazım? Neyi kaça mı hallediyoruz? Onu yapmaya değer mi? Başka bir şey mi yapalım? Hani nereden para kazanalım? Hani bayağı bir kapalı çarşı esnafı gibi bir kafada olmamız lazım aslında. O yüzden yok X Framework'u kullandım, bu metodolojiyi kullandım. Bunların isimlerinin bizim için çok bir ifadesi yok. Bunların bizim için alet çantamızda bulunan çeşitli yöntemler bizim işimizi daha iyi yapmamızı sağlayacak. O yüzden bu framework'lerin isimlerine kesinlikle takılmayın ama kendi framework'ünüzü dersin sonunda fark edeceksiniz. Birine körü körüne bağlı kalmadan bunlardan fevzi alarak kendi bir mimarinizde yapabilirsiniz aslında. Yani mimariden kastımızda belli gruplar halini metrikleri bölmek ve bunları takip etmek. Niye böyle frameworklar çıkmış? İşte gruplamak için. Ve ne işe yarıyor? Siz mesela aklınıza gelen şeyleri takip ediyorsunuz mesela şirkette. Ama belki de çok kritik ve şirketin hayatının işte geri kalanında var olması için gerekli birçok önemli metriyi ama takip etmediğinizi fark edebilirsiniz bir framework'a baktığınızda. Aa bunlar da varmış, bunlar da önemliymiş, şunlara da bakayım. Ya da belli bir gruptaki metriye asimetrik bir şekilde fazla önem verdiğinizi fark edebilirsiniz. Ya ben çok fazla işte panel takip ediyorum ama hiç işte acquisition için çok yoğunlaşmışsınız diyelim ki acayip optimize etmeye çalışıyorsunuz ama hiç retention'a bakmıyorsunuz yani. İçeride çok optimize bir giriş var ama çıkışta halbuki İnsanlar bir sebepten sevmiyor, çıkıyor, gidiyor, erken gidiyor, niye erken gidiyor? Bunların sorularına, bu tür sorulara cevap vermek için yeterli analizleri yapmadığınızı fark ediyorsunuz. Bunları frameworklar sayesinde yapabilirsiniz.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.