
Yapay zeka araçları her gün daha sofistike hale gelirken, birçok profesyonel kendini iki uç arasında buluyor: Ya bu teknolojiye tamamen direnç gösteriyor ya da ondan mucizevi çözümler bekliyor. Ancak gerçek değer, bu iki uç arasındaki dengeli yaklaşımda gizli. AI ile işbirliği tam da burada devreye giriyor.
AI ile işbirliği, yapay zeka araçlarının yeteneklerini anlayarak onlarla birlikte çalışma sanatıdır. Bu, ne AI'yi kör bir şekilde kullanmak ne de ondan korkmak anlamına geliyor. Bunun yerine, AI'nin nelere kabil olduğunu bilerek doğru noktalarda doğru şeyleri yapma becerisi kazanmaktır.
Bu yaklaşım, AI'yi sadece bir komut verip sonuç alma aracı olarak görmek yerine, sürekli etkileşim halinde olduğunuz bir iş ortağı gibi değerlendirmeyi içerir. Tıpkı deneyimli bir meslektaşla çalışırken onun güçlü ve zayıf yanlarını bildiğiniz gibi, AI araçlarının da sınırlarını ve potansiyelini keşfetmekle başlar.
AI ile işbirliği yapmak, aslında araçların kendi kendini geliştirme kabiliyetinden faydalanmakla başlıyor. Modern AI araçları self-learning ve self-contained özellikler taşıyor. Bu ne anlama geliyor? Claude'a "Ben şimdi senden şunu isteyeceğim, bunun için yazdığım prompt düzgün mü, düzelt bunu" diyebiliyorsunuz.
Geçmişte Prompt Engineering'in geleceğin mesleği olacağına dair büyük bir gürültü vardı. Kurslar verildi, paralar harcandı. Ancak şu anda kimse bunu konuşmuyor çünkü araçlar kendi prompt'larını düzeltebilir hale geldi. ChatGPT'nin Extended Thinking özelliği veya Claude'un Opus Reasoning'i gibi gelişmiş modüller, size o prompt'u kendileri düzeltiyor.
Asıl mesele, iyi prompt yazma tekniği öğrenmek değil, AI araçlarının nelere kabil olduğunu bilmek. Bu bilgiyle, araca kendisine iyi prompt yazdırabilir, hatalarınızı göstermesini sağlayabilir veya size soru sormasını isteyebilirsiniz.
AI ile işbirliği becerisi, teknolojik değişime adapte olmanın en sürdürülebilir yolu olarak öne çıkıyor. Çünkü her yeni AI aracı için sıfırdan öğrenme sürecine girmek yerine, genel işbirliği prensiplerini kavradığınızda herhangi bir araca hızlıca adapte olabiliyorsunuz.
Bu yaklaşım, AI korkusu yaşayan profesyoneller için de rahatlama sağlıyor. İşsiz kalma endişesi yerine, teknolojinin gücünden faydalanarak işinizi nasıl daha iyi yapabileceğinize odaklanabiliyorsunuz. Aynı zamanda, AI'den mucizevi sonuçlar bekleyenlerin de gerçekçi beklentiler geliştirmesine yardımcı oluyor.
Bir UX tasarımcısının araştırma yapması gerektiğini düşünün. Geleneksel yaklaşımda, ChatGPT'ye "Bana kullanıcı araştırması yap" diyebilir ve tatmin edici olmayan bir sonuç alabilir. AI ile işbirliği yaklaşımında ise şöyle başlayabilir:
"ChatGPT, ben bir mobil uygulama için kullanıcı araştırması yapacağım. Bu süreçte sana nasıl sorular sormam gerekir? Hangi bilgileri senden isteyebilirim ve hangilerini asla istememeliyim?"
Bu yaklaşım, AI'nin sınırlarını ve güçlü yanlarını anlamanızı sağlar. Ardından, "Şimdi sana projem hakkında bilgi vereceğim, sen de bana araştırma sürecimde hangi adımları atabileceğimi göster" diyerek gerçek işbirliğine başlayabilirsiniz.
Farklı AI araçları farklı güçlü yanlar sergiler. ChatGPT yaratıcı düşünme konusunda başarılı olabilirken, Claude analitik süreçlerde daha iyi performans gösterebilir. Hangisinin arayüzü size daha uygunsa, hangisi işinize daha çok geliyorsa onu kullanmanız önemli.
Eğer tasarımcı, ürün yöneticisi veya AI alanında çalışan bir profesyonelseniz, AI ile işbirliği becerinizi geliştirmek için öncelikle farkındalık kazanmanız gerekiyor. Bu, hangi araçların ne için kullanıldığını, sınırlarının nerede olduğunu ve en iyi sonuçları nasıl alabileceğinizi öğrenmek anlamına geliyor.
Bir araç setinin tamamına hakim olmaya çalışmak yerine, işbirliği prensiplerini kavrayın. Her yeni AI aracı çıktığında panik yapmak yerine, "Bu araç neyi iyi yapıyor, benim iş akışıma nasıl entegre edebilirim?" sorusunu sorun.
Ayrıca, farklı araçları deneyimlemeyi ihmal etmeyin. Hepsinin belli oranda ücretsiz versiyonları var. Hangisinin arayüzü size daha yakın geliyorsa, hangisiyle daha rahat çalışabiliyorsanız onu tercih edin. Aralarında sürekli küçük farklar oluşuyor ve bu farklar iş tarzınıza göre önem kazanabilir.
AI ile işbirliği, teknolojiye boyun eğmek ya da ondan korkmak değil; onu anlayarak birlikte değer üretmenin yolunu bulmaktır.
Bu seviyeler birbirleriyle geçirgenler. Fakat hani siz AR okuryazarısınız ve AR lideri olmalısınız. Bana mantıklı gelmiyor açıkçası. Çünkü herkesi tek bir potala eğritmeye çalışmak mantıklı değil. AR o kadar hayatımızı değiştireceğini düşünmüyorum. Bir yerden sonra bu azalarak etkisi düşecek diye tahmin ediyorum. Ama 3. seviye, AI ile işbirliği seviyesi birazcık daha önemli olduğunu düşündüm bir alan. Çünkü AI'yi iyi kullanabilmeye başlamaya, AI'den artık böyle bir anlamlı süreçler oluşturmaya başlama bu şeyle başlıyor. Yani bunun farkındalığıyla başlıyor. Ama şunu da hatırlatmak, hatırlamak lazım. İlk A.I. çıktığında hatırlarsınız, yakından takip ettiğim için bunu gülerek izledim. Çok da rahat bir insan olduğum için belki böyle hiç bir zaman şey korkusu yaşamadım. İşsiz kalacağım, A.I. çok fena, öldürecek hepimizi falan gibi bir korku hiç bir zaman yaşamadım. Ama yaşayan insanlar da şunu gördüm. Yaşamanıza da yaşıyorsanız saygı duyuyorum bu korkuya ama. Işte Prompt Engineering çok önemli olacak. Geleceğin mesleği Prompt Engineering diye bir şey saçmaladılar. Mesela işte 2022 Kasım'da çıktıysa bu 2023'ün Haziran'ında falan böyle. Prompt Engineering'de Prompt Engineering. Kursları verildi, paralar satıldı bilmem ne. Birazcık bende de kuyruk acısı var. Ben satamadım o yatımları diye belki. Ama günün sonunda Şu anda kimse bunu konuşmuyor. Bunun sebebi şu. Tool'lar, az önce söyledim ya, self-learning, self-contained tool'lar bunlar. Kendi içerisinde siz Cloud'a şunu diyebilirsiniz. Ya ben şimdi sana şunu isteyeceğim. Direkt bu şekilde. Ben şimdi senden şunu isteyeceğim. Aşağıda da bunun için, yani bunu isteme şeklimi gösteren promptum var. Bu prompt düzgün mü? Bunu düzelt. Dediğiniz zaman, Cloud'u mesela Opus Reasoning'ini açtığınız zaman, ChatGPT 5.4.5 var. Onun Extended Thinking'ini açtığınız zaman, size o prompt'u düzeltiyor. İlk başta Prompt Engineer'in işsiz kaldı aslında. Bu konudaki o FOMO da birazcık kendini gösteriyor. Buradaki o işbirliği de aslında oradan geliyor birazcık. Siz doğru noktalarda doğru şeyleri yapmayı bilirseniz, bu tool'u bunun içinde kullanabilirsiniz. Ben iyi prompt yazmayı öğrenmeyeceğim. Bu tool'un nelere kabil olduğunu bileceğim. Ve bunun nelere kabil olduğunu bilirsem, neler yapabildiğini bilirsem, Ona kendisine iyi prompt yazdırabilirim. Ona bendeki hatayı göstermesini sağlayabilirim veya ona bana soru sormasını isteyebilirim. Ben şimdi sana şöyle bir şey isteyeceğim. Chetchipiti, Cloud, Mistral, Gemini hangisini kullanıyorsanız. Şey de çok doğru değil bu arada. ChatGPT bunun için güzel. Hepsini kullanın. Hepsinin bir şekilde bedavaları var, bir şeyleri var. Hangisi işinize geliyorsa, hangisinin arayüzü hoşunuza gittiyse onu kullanmanız önemli olur. Çünkü aralarında hep böyle küçük farklar var. Diyelim ki işte ChatGPT seçtik. Çeçik'te şunu diyorum. İşte prompt sorusunu sordum, bana güzel promptum verdi.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Phasellus sodales leo id commodo ornare.